[Röportaj/Çeviri] Jang Wooyoung – Baila 2015 Ocak Sayısı

21E1C852053DBF93B979EF7FDC86DE85_B1280_1280_1239_672 Japonya’daki solo turunun duyurulması ardından ilk röportajı – Nasıl bir çocukluk geçirdin merak ediyorum.

W: Oldukça yaramazdım. Küçük bir tuhafiye dükkanımız vardı ve ilkokul birinci sınıftan beri hep annemin yanında ev işlerinde ona yardım ederdim. Annem çalışırken ona baktığımda “Ben hala bir çocuğum” diye düşünürdüm bu yüzden sadece oyun oynardım. Lise birinci sınıftayken hayatımda büyük bir değişiklik oldu ve o zamandan sonra kendi hayallerimi düşünmeye başladım.
– O günlerde, yaramaz küçük bir çocukken bile dans etmeyi seviyordun değil mi? Ayrıca sevdiğin ve saygı duyduğun Michael Jackson’ı biliyordun. Dans etmenin yanında çizim, beste yapmak gibi çeşitli yeteneklerini de geliştiriyorsun. Dans dışında şeylerle ilgilenmeye ne zaman başladın?

W: Sanırım bu sevdiğim işlere odaklanmamın sonucu. Çocukluğumdan beri dans etmeyi çok seviyorum bu yüzden dans etmeye devam edebilmek gibi büyük bir arzum vardı ve bunun için sahneye çıkmak istiyordum. Sahneye çıkabilmek için şarkıcı olma hayalleri kurdum. Şarkıcı olarak çıkış yaptım ve şimdiyse kendi yaptığım müzikle birlikte farklı şeyler göstermek istiyorum. Bu yüzden çizim yapmakla da ilgileniyorum.

– Yapmayı sevdiğin şeyler çoğaldıkça yeni bir hayale yol açıyor olsa gerek?

W: Evet. Yeni hayalimi de bu zamana kadarki hayallerimle birleştirdim. Kendi müziğimle sahnede olmak istediğimi düşünmeye başlamamın sebebi de bu.

-2013’deki durumun sebebi bu mu? Diğer üyelerle karşılaştırıldığında daha az aktifsin gibiydi.

W: O yıl planladığım gibi bir süre ara verdim. “Nasıl bir sahne sunmalıyım?” ,”Nasıl bir müzik tarzı göstermeliyim?”, “Nasıl bir insan olmalıyım?”. Bu tür düşüncelerle meşgul olduğum için grup aktivitelerinin dışında bireysel aktivitelere dahil olmamaya çalıştım.

– Bu düşüncelerinin üstesinden gelebildin mi?
W: Tabi ki! Bu yeterli değilmiş gibi (güler) bir de bu süre boyunca çok iyi zaman geçirdim.

– 2PM’le çıkış yapmadan önce ve hatta yaptıktan sonra bile sürekli koşuşturmaya devam ettin. Ama birden kendin için zaman bulabildin. İlk önce ne yaptın?

W: Hobilerimi ve hep yapmak istediğim şeyleri birbirini ardına yapmaya başladım. Çizim ve yüzme dersleri aldım. Ayrıca kayak ve dalış lisansı aldım. Fakat bir kez bile dans pratiği yapmadım. (Tek başına dans edip prova yapmaktan bahsediyor) Çıkışımızın öncesinden beri hayatım dans pratik odasında geçiyor gibiydi daha sonra fark ettim ki sadece dans etmek doğru değil.

3176F92535167B8BF4748021E95A84F6_B1280_1280_1065_681

– 10 yıldan fazladır alışık olduğun dans etmenin artık mümkün olamayacağı günün gelmesinden korkmuyor musun?

W: Eğer birkaç yıl önceki ben olsaydım korkabilirdim. Böyle düşündüğüm için dinlenmeksizin pratik yapma konusunda direniyordum. Sonra fark ettim ki sadece devam etmek değil de eğer devam etmezsem bana neler olacağından daha çok korkuyordum. Bu yüzden dans pratikleri benim için boğucu hale geldi .

– Gözlerini kapattığın zaman ayna karşısında dans eden yansımanda ne görüyorsun?

W: Samimiyet ve kendine güven. Sanırım hayranlar benim fazla bireysel aktivitem olmamasından dolayı endişeliler. Bir şeyler için beklemek zordur. Samimiyeti hissettim çünkü zor olmasına rağmen benim için bekleyen insanlar vardı. Ama aynı zamanda, hayranlara eğer beni uzun vadede beklemeyi başarabilirlerse iyi müzikler yapacağımı ve şimdiden sonraki aktivitelerimi iyi bir insan olarak gerçekleştireceğimi gösterecek özgüveni kazanabildim.
– Çok iyi bir yıl geçirebilmişsin. Bu özgüveninin sebebi bu mu?

W: Bir çok insanla tanıştım ve onlarla çok konuştum. Sadece müzik endüstrisindeki kıdemlilerimle değil sanat yönetmenleri,yazarlar ve şirket başkanıyla da görüştüm . Benden büyük bu insanlar oldukça fazla tecrübeye sahip. Onlardan çok şey öğrendim. Ayrıca kitap okudum ve yapmayı istediğim şeyleri yaptım. Sanırım bütün bunlar özgüvenimin oluşmasına sebep oldu.

– Peki seni özellikle ne etkiledi?

W: Eğer unutulmaz bir şeyden bahsediyorsak o zaman bu Alman sosyal psikolog Erich Fromm tarafından yazılmış “Sevme Sanatı” isimli kitap olabilir. Sevmenin farklı şekilleri hakkında bir kitap. Aşkın ne olduğuna dair kafamdaki düşünceyi tamamen değiştirdi. Grup üyeleriyle, ailemizle ve sevdiğimiz insanlarla doğal olarak ilgileniriz değil mi? Ama yine de insanlar her zaman karşılığında diğer taraftan bir şeyler beklerler. Ama bu kitapta “Aşk kendini karşılıksız bir şekilde adamak demektir” diyor. Bundan daha fazlası olduğunu düşünsem de kitapta “Neden karşılığında bir şey beklememeliyiz?”, “Neden buna gerek yok?” açıkça belirtiyor. Bu kitap gösteriyor ki “Aşk ödün verdiğin ve onun için beklediğin bir şeydir” ve ben bunu çok iyi anladım. Bunun sayesinde kafamdaki sorulara yanıt bulabilmeyi başardım.

– “Dans etmekte iyi olduğun halde kendini bir süre dans etmeden yenilemek” ve “Aşk ödün verdiğin ve onun için beklemek zorunda olduğun bir şeydir” arasındaki bağlantıyı tam olarak anlayamadım.

W: Dans etmeyerek bir nevi vücuduma dinlendirmiş oldum. “Bundan sonra nasıl devam etmeliyim?”, “Hala neden devam etmek istiyorum?” vücudum bunları kendiliğinden hissetti. Bu ilk adımdı. Az önce önerdiğim kitabı son zamanlarda okudum. Bu ikisinin arasındaki bağlantı mola verip hoşuma giden şeyleri yaptığımda daha sonradan doğru şeyi yaptığımı fark etmiş olmam. Çünkü bu kitap sayesinde düzgünce doğrulmayı başarabildim.
-Anlıyorum. Geçen Eylül Roppongi’de “Midaretemina” yayınlanışı için yapılan özel kutlamada senin gerçekten çok fazla değiştiğini fark edişimin sebebi de büyük ihtimalle buydu. O gün boyunca hayranlarla etkileşimin oldukça coşku doluydu. Tamamen! Bundan sonra da çoğunlukla böyle olacağını düşünüyorum.

C3E7DFB2BA52A5FB38F1E2AFADADEFE8_B1280_1280_1066_682

– 2PM konserlerinde vedalaşmalardan sonra sahneden diğer üyelerden önce ayrılıyorsun.

W: Bir gün böyle bir soru sorulacağını biliyordum. (güler)

– Hayranların bu yüzden üzülmüyor mu?

W: Her zaman sahneden erken ayrılıyorum ve bu yüzden herkese karşı kötü hissediyorum. Üyelerin konser sırasında etrafta dolaşmaya başlamalarının sebebi sonunda çok fazla duygulanmaları. Bu yüzden kısa bir süre için bile olsa, biraz daha fazla sahnede kalmayı istiyoruz. Yine de kocaman salonda tüm hayranlarla tek tek vedalaşmak istesem de gerçekte bunu yapamam. Günün birinde bu benim için üzücü bir hale geldi. Herkesle daha çok vedalaşabilmek, herkese birer havlu uzatmak istiyorum. Ama yapamam. “Bir dahaki sefere bu üzücü düşünceyi kafamdan çıkaracağım” diye düşünsem de o duygu sahneden ayrılmak istiyorum diye düşünmeye başlayınca kadar hep yerinde kaldı. Veda etmek istemeden ayrılmak gibi bir şey. Her nedense utandım. İlk kez böyle bu tarz bir şey hakkında konuşuyorum.
– Hayranlarının bunun anlayacağını düşünüyorum. Az önceki konuya dönecek olursak, karakterin nasıl değişti?

W: Şimdi özgür olduğumdan dolayı hissetmem gerekenden daha fazlasını hissedebiliyorum. Aynı zamanda örneğin; sahneye çıkıp, TV programlarına ve dergi röportajlarına katılıyor olmam.. Bunları yapabiliyor olmamın sebebi hayranlar, çalışanlar ve onların çabaları. Şimdi bu minnettarlığı çok daha fazla hissetmeye başladım.
– Genelde kariyerin beşinci veya altıncı yılının yapılan işin yorucu gelmeye başladığı zaman olduğunu söylerler. Çıkış yapalı altı yıl oldu. Senin bunun üstesinden nasıl geldiğini bilmek istiyorum.

W: Ben bir yıl önce bunu yaşadım. Öyle olsa da 2PM’deki herkes her zaman “2PM adına” diyerek çalışır. Kendimizi öne çıkarmaktansa her zaman önce 2PM’i düşünürüz. Tüm gece uyumadan müzik videolarını çekmek zorunda kalmak zor olsa da bunu herkesle birlikte sıkı çalışmak istediğim için yapabildim. Benim için üyeler hayatımın geri kalanını birlikte geçireceğim arkadaşlarım. Her zaman birlikte olmasak da ne zaman onlara ihtiyacım olsa beni dinlerler. Benim bocaladığım zamanlar olsa da üyelerin sarsılmaz duruşları her zaman benimle. Yine de hiç kimseye bağlı olmadan tek başıma bir şeylerin üstesinden gelmem gereken zamanlar var.
– Duyduğumuza göre son zamanlarda yanında sürekli küçük bir klavye taşıyormuşsun. Sürekli beste yapmak için onu kullanıyor musun?

W: Evet doğru. Şu anda çantamın içinde.

– Gelecek yıl Japonya’da solo bir showcase turu yapacağın belirlendi. Şu anda nasıl hissediyorsun?

W: Buraya gelmeden önce dünden beri onun üzerine çalışıyordum ve oldukça iyi gidiyor. Tabi ki albümü tamamlarken bir çok farklı endişeye sahibim ama hayranların zevkine uygun olacağından %100 eminim. Albümde balad şarkılar, akılda kalıcı şarkılar hatta oldukça hoş şarkılar da var.

– O zaman bu albüm “Şimdiki Wooyoung” ile dolu.

W: Bu sefer melodi üzerinde çalışırken aklımda olan şeylerden biri şuydu. Yaptıklarım hayranlarım için hediyem olacak. O yüzden bu albüm tamamıyla kendimi gösterme arzusu ile yapılmadı. Şarkıları yaparken “Bu hayranlarım için.” diye düşündüm.
– Bu kadar samimi bir şekilde hazırlanmış hediyeni görmek için sabırsızlıkla bekliyorum. Grup içi ya da dışında olsun sanırım bundan sonra Wooyoung’ın bir.ok farklı tarafını bize göstereceksin. Peki sen bundan sonra bize nasıl bir Wooyoung göstermek istiyorsun?

W: Bu oldukça zor.. Kişisel olarak daha fazla kitap okumak, sahne için hazırlanmak, kendi başıma bir şeyler üretirken yaratıcılığım üzerinde çalışmak, beste yapmak, söz yazmak ve piyano için pratik yapmak istiyorum.

– Tamamen kendi benliğiyle örtündüğü zaman, bırakın Wooyoung’ı olgunlaşsın. Adımlar kendisini tanıyan bir adam için kolay olacaktır.

Japonca – İngilizce Çeviri: @jngwyng


Röportaj Arkasından Hikaye – Stüdyoya geldikten hemen sonra masanın üzerinde ekip tarafından hazırlanmış ‘choco-cro’ (çikolatalı ay çöreği/kruvasan) buldu. Oturmadan onu aldı ve tek parça halinde yemeye başladı. Onu öylece yerken görmek çok tatlıydı ve daha hiç çekim yapmadan bile ekip üyelerini çoktan yere yıkmıştı.

Japonca – İngilizce Çeviri: @hamiruko

Credit for pics @_fishytails

Türkçe Çeviri: wjyislove ve cessy0412 @2PMTurkishFans

2 thoughts on “[Röportaj/Çeviri] Jang Wooyoung – Baila 2015 Ocak Sayısı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s