[Röportaj/Çeviri] Lee Junho CECİ 2015 Ocak Sayısı

“Doğuştan dahi değilim; bu yüzden her zaman zor zamanlar geçireceğimi düşünürdüm. Buna rağmen başarılı olmak ve zevk almanın da mümkün olabileceğini acemilik günlerimde henüz 16 yaşındayken farkettim.”

Görüşmeyeli nasılsın? 
Şu anda 2PM olarak dünya turu düzenliyoruz. Bundan önce Japonya’da solo albüm çıkardım, 2PM ile tanıtım etkinliklerinin tam ortasındayken “Twenty” filminin çekimlerini tamamladım.

Sadece duymak bile yorucu geliyor kulağa.
Eğer gücünü korumaya dikkat edersen bu mümkün. Ama uykusuzluk problemi var.

Yani dinlenmeye ihtiyacın var, değil mi?
Dünya turu konseri için Los Angeles’a gittiğimizde bunu ilk kez hissettim.Biraz zamanımız vardı biz de sahile gittik. Orada sadece güneş ışığının altında oturmayı bile sevdim. Bir daha böyle bir şey için ne zaman vakit bulabilirim bilmiyorum. Ama bunun için üzgün değilim. Dinlenmek güzel olabilir fakat işim daha önemli bu yüzden…

Hırslı görünüyorsun.
Aslında, 2PM’le promosyon yaparken aynı zamanda film çekmek vücuduma zarar verdi. Ama bunu yapmayı çok istediğim için önceden olduğu gibi dayandım.

“Twenty” filminin çekimlerini yeni bitirdin.
“Twenty” gençliğin ve 20li yaşların anlatıldığı bir film. Herkes gençliğin yaşamın güzel bir evresi olduğunu söylerken aslında o yaşlardaki gençlerin en büyük endişe ve kaygılara sahip gibidir. Kariyer planları ve askerlik sorunları da bunun içinde. “Twenty” filmi tamda bu yaştaki bir grup gencin endişelerini ortaya çıkarıyor. Endişenin ortasındaki sonsuz gücü gösteren ve umut dolu aşk mesajları taşıyan bir film diyebiliriz.

Filmdeki Dongwoo nasıl bir karakter?
Orta halli bir ailenin çocuğu fakat açlıktan ve babasının işleri yüzünden çıkan talihsizliklerden ötürü yoksulluk ve zorluklardan canı yanmış bir karakter. Bütün bunların ortasında manga sanatçısı olma hayali de var. Her türlü yarı zamanlı işte çalışan ve ders çalışmayı ve başarmayı hayal eden gerçekçi bir karakter. Fakat tam bir beceriksiz.(güler)

Yaşıtlarınla çalıştın.
Woobin, Haneul ve ben aynı yaşın adamlarıyız, bu yüzden birbirimizi çok hızlı anladık ve oldukça eğlenceliydi. Çekimler sırasında gülmekten ölüyorduk bu da çok fazla NG ile sonuçlanıyordu. Bununla birlikte film çekildiği ortam iyi olduğu için karakterler arasındaki ilişki de ekrana güzel yansıdı.

Yönetmen Lee Byunghun da eğlenceli değil mi? Onun şartı neydi? 
Bana ne olursa olsun 20 yaşında görünmemi söyledi. Her şeyin daha genç görünmesini söyledi, yalnızca görünüşüm değil aynı zamanda hareketlerim ve zihnimin de. Dış görünüşüm fazla mı havalı? (güler) Belki de diğer arkadaşlarla karşılaştırılınca genel ruhsal tavrım biraz daha olgun diye düşündü. Bu yüzden filmi çekerken durmaksızın “Daha genç davran, daha deli dolu olmanda sorun yok, daha acıklı ol” şeklinde beynim yıkandı ve son sahnede hepimiz tamamen tuhaf tiplere döndük. Ben yoksulluğumdan dolayı daha az deli doluydum. (güler)

20 yaşındayken nasıl biri olduğunu merak ettim.

Bir hayli hızlı büyüdüm çünkü sosyal hayata stajyerliğe başladığım zamanlar 16 yaşımdayken atıldım, ancak çıkış yapma garantisi olmayan stajyerlik kendi başına yeterince güvenli olmayan bir konumdu.

Bu senin kaygındı, değil mi?
Sonuç olarak benimle birlikte başlayanlar çoktan kovulmuştu ve bir çok arkadaşım şirket değiştirdi. “Fakat ben JYP’yi seviyorum, bana ayrıl deseler ne yaparım” şeklinde düşünerek sürekli korktuğum ve baskı hissettiğim bir hayli huzursuz zamanlardı.

Eğer o zamanlara dönebilseydin?
Aynı şeyler üzerinde tekrar çalışmak için o zamanlara geri dönmek isterim.

Sebep ne olabilir?
Eğer tekrar baştan başlayabilirsem gerçekten iyi yapabileceğimi düşünüyorum.

7 yılı geçkin zamanda topladığın bu bilgi birikimine sahip olamasaydın?
Kesinlikle ilerleyemezdim. (güler) Dürüst olmak gerekirse 7 yılı tekrardan yaşayabilirim fakat stajyerlik dönemimden başlayarak tekrar yola çıkabileceğimi düşünmüyorum.

Normal bir hayat yaşamayı diledin mi hiç?
Belki çocukluk döneminde hayalini kurduğum için; son zamanlarda “Sıradan şirket çalışanlarının hayatları nasıl?” diye düşünüyorum derken “Misaeng” adlı dizi ortaya çıktı… (güler) Bu dizi sayesinde dolaylı olarak edindiğim deneyimle şu sonuca vardım; şu an ne yapıyorsam onu yapmaya devam ederdim.

Beklenmedik bir şekilde “Cold Eyes” filmiyle çıkış yaptın.
Aslında diğer üyelerle karşılaştırılırsa daha geç şans elde ettim, fakat her zaman oyunculuğa ilgim vardı. Lisedeyken tiyatro kulübüne üyeydim. Yaşımı göz önünde bulundurursak ve geleceğe bakacak olursak bu şansı erken geldiğini söyleyebiliriz fakat grup arkadaşlarıma göre kısmen geç kaldım.

Bunun için ayrıca hazırlandın mı?
Pek sayılmaz. Buna rağmen eğer bir şans çıkarsa her zaman kendime güvenim vardı, geçmiş röportajlarda keskin bir şekilde “Hazırım” diyordum. Fakat şans kolayca verilmedi.

Şarkıcılığı ve oyunculuğu deneyimledin. Bunların cazibesi nedir?
Nasıl bakarsam bakayım şarkı söylerken daha rahat hissediyorum. Şarkı söylemek benim asıl işim. Oyunculuğa gelirsek işe daha yeni başlamış bir acemiyim. Son dönemlerde 7 yıl önce üstesinden geldiğim duyguların aynısını hissetmeye başladım. Hiçbir oyunculuk dersi almadım ve temelim yoktu, bu yüzden bazen doğaçlama gittim. Başlangıçtan beri iyi olan insanlar olmasına rağmen ben o kadar zeki değilim, o yüzden hep süreç boyunca zamanla daha iyi olacağımı düşünürek bu işle uğraşıyorum.

Son çıkardığın Japon albümündeki bütün şarkıları sen yaptın ve albümü sen hazırladın bu yüzden “doğuştan dahi” olduğunu düşündüm.

Eğer bir isim vermek zorundaysan, ben fazla gayret insanıyım. Eğer solo çıkış yapma şansı yakalarsam bütün şarkılarımı kendim yazmayı isteyeceğimi düşündüm. Bu da büyük bir tutkuydu. Eğer bir şey yaparsam, bu kendi resmimi çizmek bile olsa sonuç birebir aynı olmaz, fakat yine de yakın bir şeyler çıkar değil mi?

Mükemmelliyetçi misin?

Her işe karışmak gibi görünebilir ama iş benim olduğundan ve kendi solo albümümde prodüktör olarak yer aldığımdan dolayı sanırım çok büyük bir sorumluluk hissediyorum.

Ne kadar hırslı olursa olsun, bu tarz işleri yapan pek insan yok. Özellikle her dakikanın değerli olduğu dolu programları varken. 
Bu süreçte gerçekten eğlendiğimden her şeyi kendim yapıp organize ederken bunu bir iş olarak görmüyorum. Buna rağmen başka insanlarla birlikte çalıştığımda iş haline geliyor çünkü arayı bulmak ve uyumlu olmak zorundasın. Yine de, sanırım bunu yapıyor olmamın sebebi sonucunda iyi ya da kötü olduğunu düşünmeden son ürünü seviyor oluşum.
Bu senin meslek aşkın.
Yetenekli olarak doğan insanlar varken bir de gerçekten çok çalışan ve en sonunda “Sen bu işi yapmak için mi doğmuşsun?” denilen insanlar vardır. Ben daha çok ikincisiyim.

Eğer gerçekten bir kez bile olsa oynamak istediğin bir rolü seçecek olsaydın? 
Sanırım bir kez kötü adamı oynamak isterdim. Çirkin anlamda bir kötü adam değil de gerçekten akıllı ve eğitimli bir psikopat gibi.

“Old Boy”daki Yoo Jitae gibi mi?
Dürüst olmak gerekirse, bu en azından bir kez oynamak isteyeceğim tarzda bir rol. Ama yaşlanmadan önce okul üniforması giyerek bir gençlik filminde oynayarak meydan okumayı tercih ederim. Kötü karakteri oynamak benim kişisel oyunculuk isteğim.

Çoktan 2015’e geldik. Bu seneki planların neler?
Bir senede bir film ve de her sene bir solo albüm? (güler) Şahsen, umarım her şey 2PM için iyi gider. Ve üyeler de sağlıklı olur.

Orjinal Metin: bbambbami

Credits for pics: JH_TOPAZ

Korece – İngilizce Çeviri: Egle0702 2pmalways

 Türkçe Çeviri: Kubbys, Cessy0412

2 thoughts on “[Röportaj/Çeviri] Lee Junho CECİ 2015 Ocak Sayısı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s