[Röportaj/Çeviri] Chansung Vogue Girl Ocak 2015 Sayısı

CHANSUNG VOGUE GIRL OCAK 2015

ANI YAŞAMAK

“Her anı elimden gelenin en iyisini yaparak yaşayacağım!” O halde, 24 yaşındaki Chansung’un gününün her anı özeldir.

VOGUE GIRL (V.G.):  Görünüşe göre son zamanlarda, seninle 2PM üyesi Chansung’dan çok oyuncu Chansung olarak karşılaşıyoruz. Filmin “5 Deoksuri Siblings” henüz yayınlandı öyle değil mi? Bundan önce ise “Red Carpet” filmindeydin. Sanki oyunculuğu devamlı kılarak, küçük bir rol de olsa onu yapıyor gibisin.
Chansung: Öyleyimdir. Küçük ya da büyük rol diye ayrım gözetmem. Oynanan rolün önemi üzerine kılı kırk yarması bir oyuncunun tutkusudur fakat eğer oyuncu doyumsuz ise bu tüm filmi mahvedebilir. Yaptığın işin bir parçası olmak en yüksek önceliğin olması gerekmez mi? İşte bu yüzden eğer çok dolu bir programım varsa ya da çekim aşamasında sıkıntı yaratacaksam bazen teklifleri geri çevirdiğim oluyor.

V.G.: Artık hatırı sayılır bir oyunculuk tecrüben var. Oyunculuğun şarkıcılıkla karşılaştırıldığında farklı bir cazibesi olduğunu düşünüyor musun?

Chansung: Evet. İkisinin de farklı bir albenisi var. Sahneye çıkmak ve ekrana çıkmak, ikisi de benim için çok önemli.

V.G.: Birbiri ardına iki filmde oynadın. Unutamadığın bir anın var mı?

Chansung: “Red Carpet”ın özel gösteriminden sonra film ekibiyle bir partiye katıldık ve orada  biri dedi ki “Artık kontrol bizden çıktı. Şimdi film, yalnızca seyircilerin takdirine kaldı.” Harika ifade etmişti. Çekimlerde çekim ekibi ve oyuncuların ortak çabasıyla çok fark yaratıldı fakat bir kere gösterime girdi mi yaptığımız işin kaderi bizim kontrolümüzden çıkmış oluyor.

V.G.: Son filmlerini izlediğimizde bir oyuncu olarak gerçekten fazlasıyla olgunlaştığını görüyoruz. “Oyunculuğu iyiye gidiyor” diye değilde açık bir şekilde “Oyunculuğu iyi.” diye düşünüyoruz.

Chansung: Öyle mi? (güler) Bilmiyordum. İyi olduğumu düşünmektense yalnızca her anında eğleniyorum. “Red Carpet” ilk filmimdi fakat tamamını izlediğimde kendi oyunculuğumu değerlendirmek yerine sadece dışarıdan izleyen birinin gözüyle yalnızca filmin tadını çıkardım. “Oyunculuğum nasıldı?” düşüncesinden çok tadını çıkarmakla ilgileniyordum. Daha öncede ifade ettiğim gibi; film yayınlandıktan sonra kontrol benden çıkmıştır.

V.G.: Her zaman bu kadar açıksözlü müydün yoksa karakterin zamanla mı değişti?

Chansung: Değişmiş olmalı. Aslında pişmanlık duyduğum şeyler var ama geçmiş şeyleri düşünerek filmi izleme keyfinizi mahvedemezsiniz.

V.G.: İşinden zevk alan biri olarak görüyorum seni. Bu yüzden rol yaparken oldukça rahat gözüküyorsun hatta şu anda sohbet ederken bile.

Chansung: Şuna inanıyorum; geçirebildiğimiz kadar mutlu geçirmeliyiz hayatımızı. Son zamanlarda, geçtiğimiz yıllara göre karşılaştırdığımda, rahat bir şekilde gülümseyerek işimi yapabildiğimi düşünüyorum. Yine de sık sık daha öğreneceğim daha çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Değişik rolleri hazmedebilmem için biriktirmem gereken çok şey var içimde.

V.G.: Kullandığın sosyal paylaşım sitelerine baktığımızda fotoğrafının çekilmesindense fotoğraf çekmeyi daha çok seviyor gibisin. Yalnızca gökyüzü fotoğrafları bile bir sürü.

Chansung: O anda güzel bulduğum şeyleri kaydetmek istiyorum. Mesela, şu anda bile fotoğraf sehpasının üzerinde parlayan güneş ışığı güzel gözüküyor. Fotoğraflarda böyle şeyler yakalamayı seviyorum. Bir sürü gökyüzü fotoğrafı var çünkü gökyüzünü izlemeyi seviyorum. Belki gökyüzü aynı olabilir fakat her insan farklı bir gözle bakar ona.

V.G.: Üyelerin de güzel fotoğraflarını çekiyorsun. Özellikle provalar sırasında çektiğin fotoğraflara göz attığımızda üyelerin hangi açıdan en iyi göründüklerini biliyor gibisin. Sanırım onlarla çok zaman geçirdiğin için öyle değil mi?

Chansung: Birlikte çok vakit geçirsek de bazen basitçe bir anlığına yanımdan geçip gidiyorlar ve öylece çekiveriyorum onları. Sonra üyeler “Ah, yine niye fotoğraf çekiyorsun? Ne baş belası~” diyerek fotoğraf çekmememi söylüyorlar fakat yine de onların (ben çekerken) kameranın farkında olduklarını söyleyebilirim(güler).

V.G.: Son zamanlarda “Dalıp gitme yarışması” diye bir şey çıktı ve sen de sosyal medyada (twitter) haberin adresini paylaşarak haberlerde etkinliği gördüğünde çok güldüğünü söylemişsin. Göründüğünden daha duygusal bir insansın fakat büyük ihtimalle yine de düşüncelerine dalıp gidecek kadar vaktin yoktur, öyle değil mi?

Chansung: Gerçekten de çok meşgul olduğum için öyle bir şey için hiç vaktim yok; fakat yine de herkesin bunu yapmak için zamanı olması gerektiğini düşündüğümden haberi paylaştım. Kalbinizi iyileştirmek için zamana ihtiyacınız vardır fakat modern insanın böyle bir lüksü yok. Sosyal paylaşım sitelerini sık kullanıyorsanız, nihayetinde fark ediyorsunuz ki tek başınıza bile olsanız aslında gerçekten de yalnız değilsiniz. Sonuç olarak ise yalnız olmaya katlanamıyor hale geliyorsunuz. Aslında yüksek haysiyetli insanların sosyal paylaşım sitelerine ihtiyaç duymadıklarını düşünüyorum; çünkü birileri onlara göz kulak olmasa bile hayatlarına devam edebilirler. Elbette insanın, kontrolden çıkmadan ve yalnız kalma korkusu edinmeden, diğerleriyle sosyal paylaşım siteleri üzerinden bir dereceye kadar iletişime geçmesini gerekli buluyorum

V.G.: Yirmili yaşlarının ortasındasın. Yaşıtlarına göre sosyal yaşamı biraz daha erken deneyimledin ve diğer herkesten daha meşguldün. Hayallerini bir adım öteye taşımış, deneyimli bir insan olarak tavsiyede bulunabilir misin?

Chansung: Yakın zamanda, bir söyleşi sırasında “Birini seçmen gerekse sevdiğin şeyi mi yoksa iyi olduğun şeyi mi yapmayı seçerdin?” diye soruldu. Konu “iyi olduğun şey” olunca; kişi önce kendisinin mi bu işte iyi olduğunu düşündüğünü yoksa diğerlerinin mi onun iyi olduğunu söylediğini göz önünde bulundurmalı dedim. Eğer insan kendinin o işte iyi olduğunu düşünüyorsa sorun yok; fakat eğer bu başlarının senin iyi olduğunu söylediği bir şey ise diyebilirim ki; ne yapmayı istiyorsan onu yap. Eğer hür iradenizle yaptığınız bir şey varsa ve ayrıca başka bir işte de iyi iseniz dilerim o sizin hobiniz olarak kalır. Neden sevdiğiniz o diğer işe girişmek istediğinizin tüm gerekçelerini dikkatlice düşünmeniz gerekiyor. Ayrıca, ondan ne kadar para kazandığınızı göz önünde tutmayarak, en önemli şeyin yaptığınız işin sonuçlarından memnun kalmak olduğunu her zaman hatırlamanızı temenni ederim. Şunu söylemek isterim ki; eğer bir kez dünyaya geldiyseniz, durmaksızın mutluluğu aramanız gerekir. Ve ayrıca umarım, mutluluğunuzu beslemek için güç bulduğunuz sürece sevdiğinize inandığınız işi yaparsınız. Eğer öyle olursa, asla pişmanlık duymazsınız.

V.G.: Sevdiğin şeyi mi yoksa iyi olduğun şeyi mi? Öyleyse Chansung, şu an sen nereye aitsin?

Chansung: Şaşırtıcı olacak ama ne istediğimi bilmiyordum. Şimdiki şirketime girmeden önce, yapmak istediğim hiç bir şey yoktu. Sporu seviyordum o yüzden taekwondo ve kendo öğreniyordum, belki daha sonra bir spor salonu açabilirim diye düşünüyordum o zamanlar ama şimdi dönüp baktığımda görüyorum ki o işi sevdiğim için değil de sadece onda iyi olmaya başladığım için yapıyormuşum. O yüzden bence doğru olan, tutkuyla bağlandığınız şeyi yapmaktır. Stajyer olup müzik ve oyunculuk dersleri almaya başladığımda pek çok şey öğrenmiştim. Sonunda çıkış yaptım ve gerçek etkinlikler başladığında “Ah, umarım bu işi geri kalan yaşamım boyunca yapabilirim,” diye düşünmüştüm ve çok mutluydum çünkü ne istediğimden çok emindim. Belki de bu yüzden işimin her anında mutluyumdur. Ve elbette başından beri çok da şanslıyım.

V.G.: Kesinlikle çok şanslı olduğunu düşünüyorum. 2PM üyesi ve oyuncu olarak tüm bu yolu büyük hasar almadan geldin.

Chansung: Evet. Bununla birlikte, şans dediğimiz şeyin kendi niyetlerimize de dayandığını düşünüyorum. Şaşırtıcı olarak, her zaman mutsuz olan insanlara baktığınızda hani şöyle bir enerjileri vardır… Parlak değildir desem? Eğer kötü bir şey olursa onu çabucak unutabilen bir tipimdir. Ayrıca her zaman kendimi daha parlak enerjili bir hale taşımaya çalışırım. Bununla birlikte bu çabam sadece beni değil birlikte çalıştığım insanları da etkiler. İnsanlar benden iyi bir enerji aldıklarında ortak bir sinerji yaratıyoruz ve bu bana büyük bir güç olarak geri dönüyor diye düşünüyorum. Bence tüm bu etmenler “şans” diye bahsettiğimiz şey ile ilişkili. Bir şeyin iyi bir şekilde sonuçlanmasını dilediğinizde, onun hakkında olumlu düşünün ve  bu enerjinizi diğerleriyle paylaşın. Eğer böyle yaparsanız er ya da geç siz de diğer insanlardan iyi bir enerji alırsınız. Bence bu da iyi şansa örnek gösterilebilir.

RAW: 늘해랑

SCANS: 잊숭아

KOR-ENG: Egle0702 @ 2pmalways

EN-TR: Schrodinger0211 @ 2PMTurkishFans

MAY BE TAKEN OUT WITH PROPER CREDITS!

One thought on “[Röportaj/Çeviri] Chansung Vogue Girl Ocak 2015 Sayısı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s