[Röportaj/Çeviri] WOOYOUNG mini Nisan 2015 Sayısı

https://i2.wp.com/36.media.tumblr.com/53b7456fc65787b34d3b2d31b19c35df/tumblr_nkhsnoVhCH1qe4t2io1_1280.jpg

1. Japon solo teklin piyasaya sürüldü, tebrikler! Karar verildiğinde nasıl hissettin?
JWY: Bence yapabileceğime dair kararlı olduğum doğru bir zamanlamaydı. Bir kez fırsat ayağınıza geldi diye hemen üzerine atlamak doğru bir şey değil. Buna karar verebildim çünkü içten içe hazırdım ve aynı zamanda bu işi yapmaya dair düşüncelerim de olgunlaşmıştı. Sanırım birçok şey üzerine düşünmenin sonlandığı bir noktada zaman geldi. Karar verildiğinde, bütün enerjimi ortaya koyarak iyi bir iş çıkarabileceğimi düşündüm.

2.Lütfen bize şarkılardan hangisinin özel, derin bir anlamı olduğunu ve nasıl bestelendiğine dair özel bir hikayesi olup olmadığından bahset.
JWY: ‘Happy Birthday’ özel bir anlama sahip. Bu şarkıyı hayranlara bir hediye verme düşüncesiyle yaptım. Ne zaman etkinliğimiz olsa, birçok kişi bugün benim doğum günüm diyor ve ben her seferinde onlara özel bir doğum günü hediyesi yapmak istediğimi düşünüyorum. Ve onları ne en çok mutlu eder diye düşündüğümde, bir şarkının en güzel hediye olacağını düşündüm.

3.Bu nadir bir bireysel röportaj, bu sebeple karakterin hakkında soru sormak istiyoruz. Her zaman ciddi, sert bir imajın oldu, sen şahsen öyle olduğunu hissediyor musun?
JWY: Bu katı kontrol daha da fazlaydı önceden, yalnız kesin bir sebebi olduğundan falan değil, ben sadece ne olursa olsun her şeyde sıkı çalışmam gerektiğini düşündüm. Ancak son zamanlarda fikirlerim değişti, o yüzden geçmiş bene kıyasla bu hususta daha rahatım. Zorla denemek ve cidden çok çalışmak yerine istediğim şeyleri yapmak, yapabilmek kaidem haline geldi. Bu sayede geçmişe kıyasla kalbim hafifledi, işleri doğallıkla yapmaya başladım ve şimdi her şeyden daha çok keyif alıyorum.

4.En son ‘mini’ de Take off günlerinde yer aldın.
(4 yıl öncesinin fotoğrafına özlemle bakar)
JWY: Herkesin yüzü ne kadar endişeli..
– O zaman kıyasla çok olgunlaşmış gibisin. Bunun bir sebebi var mı?
JWY: Böyle bir izlenim için teşekkür ederim. Şarkıcı olarak, ne zaman sahnede dursam ve şarkı söylesem, her daim duygularımda daha içten ve dürüst olmak istedim. Bu hisler şarkı bestelemeye başladığımda daha da güçlendi. Bilirsin, beste yapmak kendi duygularını daha dürüst bir şekilde iletmeni ve ifade etmeni gerektiren bir iş. Kendi kalbinizle yüzleştikçe, bu pozitif enerji meydana getiriyormuş gibi. Performansla ilgili olarak; her zaman sahnede güçlü ve kusursuz bir şekilde üstelik körü körüne performans sergilemeye çalışmama rağmen, bir noktada gerçek değerin ne olduğunu yeniden merak etmeye başladım. Sizin de dediğiniz gibi madem bu bir gelişme sayılabilir, demek ki aklımdan geçenler ve seçimlerim doğruymuş. Bu nedenle gerçekten sevindim ve minnettarım.

5.Böyle düşünmene sebep olan dönüm noktası neydi?
JWY: Kanımca dönüm noktalarından biri Tokyo Dome performansımızdı. Kore’deki çıkışımızdan sonraki 7 yıl, Japonya’da Take Off’la çıkışımızdan sonraki 4 yıl ve birçok tanıtım faaliyetinden sonra anladım ki düşüncelerim 2 yıl önce Tokyo Dome konserlerimizle değişti. Tüm aktivitelerimiz arasında en büyük sahne Tokyo Dome’du ve o zaman şok oldum çünkü nerede ve ne yapıyor olduğumu pek kavrayamadım. Nefes kesici bu durumda sahnede durduğumda, skalanın büyüklüğünü ilk defa anlamışım gibiydi. Sanırım o şok dönüm noktasıydı.
Zepp Tur ile başlayarak çeşitli tanıtım faaliyetlerinden sonra kendimizi Tokyo Dome’da bulduk. Ve çıkış zamanımızda durmaksızın olağanüstü bir imaj sergilemenin, iyi şarkı söylemek ve dans etmenin her şey olduğunu düşünürdüm. Ancak, Tokyo Dome’da sahnede durduğumda bunun yanlış olduğunu anladım. Çok utanmıştım. Bu tarz bir zihniyetle bu sahnede durmaya hakkım olmadığını düşündüm. Tokyo Dome’da sahne almanın ne kadar muazzam olduğu düşünceleri akın ettikçe, bende bu işin şaka gibi hafife alınmaması gerektiği gibi korkutucu bir his oluştu. Oradan, kafa yoran düşüncelere sürüklendim ve o dönemlerde arena tur ve albüm promosyonları sırasında, kalbimde böyle şeylerin her birinin ne kadar değerli olduğunu kuvvetle anladım. Sonra her şey ‘gözlem’e dönüştü. Her bir benzer düşünce kendi içinde bir dönüm noktası oldu. Şimdi düşündüğümde bir adım daha büyüdüm ve bu beni de mutlu ediyor. Ondan sonra arena turda sergilemek için 3 ay boyunca solo şarkım Give Up’a hazırlandım. Bununla birlikte, sahnede yer aldığımda büyük bir başarı duygusu hissetim. Ve sahneyle nasıl bağ kurmak gerektiğini ve bunun gerçekten ne demek olduğunu bir kez daha anladım. Böyle şeyler hissettikçe, şimdi ileride müzisyen olarak ne olacağımı dört gözle bekliyorum.

6.Bana kalırsa fanların müzikal aktivitelerini görünce gerçekten rahatladı, şimdi yeni bir kararlılığın ve amacın da olduğuna göre solo teklinin yayımlanma zamanlaması gerçekten kıymetli.
JWY: Bende bu sebepten kendimden gayet eminim!

7.Son olarak lütfen okuyucularımıza bir mesaj bırak.
JWY: ‘mini’ gerçekten enerji dolu ve umarım bu röportaj üzerinden herkesle pozitif enerji paylaşabilirim. Umarım okuyucularla gelecekte sadece kendim olarak değil, 2PM olarak da birçok şey deneyimleyebilirim. Sizlerle çeşitli anların keyfini sürmekten memnuniyet duyarım.

https://i2.wp.com/40.media.tumblr.com/064f5cb64046b8c670a586bbda05d6d7/tumblr_nkhsopPd841qe4t2io1_1280.jpg

https://i2.wp.com/41.media.tumblr.com/20846f68226a590e7acaa4db9f26f5ec/tumblr_nkhsqimcmh1qe4t2io1_1280.jpg

Soru&Cevap

S)1. Hayranlar arasında “şeytan” olarak çağrıldığını biliyor muydun? Şahsen hiç böyle hissettin mi?
JWY: Katiyen bunu bilmiyordum. Şeytanlığın şirin tarafı bu değil mi? (güler)

– Belki de bu çevrendekilerle eğleniyormuşsun gibi bir his verişindir? Örneğin; konserlerde havlunu fırlatacakmış gibi yapıp fırlatmıyorsun…
JWY: Bunu yapmayı bırakmalı mıyım? (güler) Bilerek yaptığımdan değil, sadece selamlamanın bir parçası bu. Konser bittiğinde tüm salonu gezerek her yöne selam vermeye çalışıyorum. Bu yüzden eğer havlumu hemen fırlatırsam o anda biter değil mi? Ayrıca eğer üyeler bir yerde selam veriyorsa ilk başta oraya odaklandıktan sonra, gidip havlumu başka bir yere fırlatıyorum. Buna özellikle dikkat etmiyorum, öylece gerçekleşmiş oluyor çünkü ben son ana kadar selamlamamı yapıyorum.

S)2. En çok iletişim kurduğun üye kim?
JWY: Her zaman birlikteyiz. Bu yüzden iletişim kurmamıza pek gerek kalmıyor.

– Peki Japonya’ya tek başına geldiğinde?
JWY: O zaman Jun.K, Nichkhun ve Chansung diyebilirim. Bu üçü. Bu üçüyle her çeşit gerekli gereksiz şeyi konuşabilirim.

S)3. Üyelerin senin bildiğin gerçek yüzleri?
JWY: Sizin bildiğiniz şeyler onların gerçek yüzleri zaten? Kimse iki yüzlü değil.

S)4. Her şey hakkında endişelenen tiplerden misin?
JWY: Endişe etmek.. Bunu kabul edebilirim. Her zaman endişeliyimdir. Şu an bile.

S)5. Bilakis, birçok sevimli halin var mı? (ç/n: aegyo)
JWY: Evet var.

S)6. Üyelerin aşk yaşamları hakkında bir şeyler biliyor musun?
JWY: Hazır olduklarında söylemeleri gereken şeyleri dinlerim. Ama zorla denemeye veya konuşturmaya çalışmam.

S)7. “Güvenilir”, “Eğlenceli”, bir bayandan duymak isteyeceğin söz hangisidir?
JWY: İkisi de. Özür dilerim. (acı şekilde güler)

S)8. Biriyle çıkarken pazarlık yapmada (uzlaşmakta) iyi misindir?
JWY: Bu tarz şeyler yapmayı gerçekten istemem. Dürüst olmak isterim. (hohoho, muzipçe güler)

– İşte bu sevimli bir cazibe! Hayranlar bundan etkilenmesin?
(utanıyorㅋㅋ)

S)9. Enerjik ve konuşkan kadın vs. Sakin kadın. Hangisi ile evlenmeyi tercih edersin?
JWY: Eş olarak mı? Zamanı gerçekten gelene kadar böyle varsayımlarda bulunmuyorum.

– O zaman nasıl karakterde bir bayandan hoşlanırsın?
Arkadaş gibi konuşabileceğim birisi. Mekan önemli olmadan birlikte eğlenebileceğim birisi. Dış görünüş için belirli tercihlerim yok. Karşılaşma sen düşünmeden gerçekleşen bir şeydir değil mi? Bu senin diğer yarınla alakalı değil, biriyle karşılaşmak bir bağlantı oluşumudur değil mi? Bunun imkansız olduğunu düşündüğümden sanırım en önemli şey, doğru kişi olması. Bu koşul gerçekleştiği sürece, bu hoş bir ilişkiye dönüşebilir diye düşünüyorum.

https://i0.wp.com/ww3.sinaimg.cn/large/bf2c4711tw1eppgkwohkcj20rr0i079i.jpg

Orjinal Metin: 1/2

Japonca-Korece Çeviri: @jntwjc0904
Korece-İngilizce Çeviri: @Egle0702
İngilizce-Türkçe Çeviri: özgün ve cessy0412 @2PMTurkishFans
Fotoğraflar: @DearJWY0430

Kaynak belirtmeden kesinlikle alıntı yapmayınız.

4 thoughts on “[Röportaj/Çeviri] WOOYOUNG mini Nisan 2015 Sayısı

  1. JWY: Sizin bildiğiniz şeyler onların gerçek yüzleri zaten? Kimse iki yüzlü değil.
    Sjsjsnsb Woo cevabı yapistirmis, eli belinde Woo hayal ettim resmen. Ahahah
    Bir de Tokyo Dome’ lu kısmı okurken resmen gözlerim doldu T____T
    Duygular teknikten daha önemli de mi Woo? Buyumussun T_T

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s