[Röportaj/Çeviri] Junho – Sure Dergisi Mart 2015 Sayısı

Twenty filminin yapım konferansı bugün gerçekleştirildi.
-Herkesi başrol oyuncusu olarak selamladım, onun için bu yeni bir histi. Geçtiğimiz 8 yılda birçok kez röportaj ve basın toplantısına katıldım fakat bugünkü çok farklıydı, gergindim.

image
Filmin galasından hemen önce heyecanlı ama aynı zamanda kaygılısın.
-Şanslı kısım şu ki; bu “Cold Eyes” ve henüz yayınlanmamış olan “Memories Of the Sword” ile de ay şekildeydi. Kaygılı değilim. Karaktere iyi girip giremeyeceğime, “Lee Junho” adlı kişinin aradan parlayıp parlayamayacağına dair endişelerim vardı. Bilirsiniz herhangi bir soruna yol açamam. Bu albüm çıkarmaktan biraz farklı. Birlikte çalışarak çok yol katettiğimizden 2PM üyeleri ve JYP ailesi ile tüm yapım/hazırlık sürecine daha fazla alışkınım. Albüm yaparken teknikler bellidir fakat aktörlükte böyle bir şey yoktur. Öte yandan bu yenilik benim için heyecan verici.

“Twenty” filmi daha önceden “Scandal Makers”, “Sunny” ve “Tazza: The Hidden Card” filmlerinin senaryo uyarlamalarını yapan Lee Byunghun’un yönetmen olarak çıkış yaptığı bir film. “Her zaman hayranlık uyandıran biri fakat tatlı bir aktör yüzüne sahip” sözleriyle seni övdü.
-Bunca zamandır böyle bir şeyden bahsetmemişti, bugün bunu ilk kez konferansta duydum. Övülmek güzel hissettiriyor. Film setindeyken yönetmen hep bir ağabey gibiydi. Dürüst bir karakteri var ve yüz ifadesi çok değişmeyen sakin ve çok az konuşan biridir. Herhangi bir baskı yapmadan yönettikçe ben sadece onu takip ettim.

“3 arkadaş hayatlarının en nefes kesici anlarını birlikte geçirdiler” Bu etkileyici bir slogan.
-Bilirsiniz herkesin öyle bir dönemi vardır. Çoktan yetişkinliğe adım attığın ama kalbinde hala çocuk olduğun geçiş dönemi. Dongwoo’nun durumunda, Dongwoo iyi bir hayata sahipti fakat ailesinin maddi çöküşü yüzünden zavallı aile reisi haline geldi. Hayali olan manga çizerliği yolunda çalışmak ve gerçeklerle yüzleşip ailesini desteklemek arasında kalmış biri.

image

Benzer kaygılar yaşamışsındır, değil mi?
-Hayallerimizi başkalarına göre daha erken bulmamız konusunda benziyoruz. 2PM’in çıkışından önce içinde bulunduğum durum ailemden faydalanmama izin vermiyordu, ne de ben isterdim. Mücadele gerçekten ağırdı. Her nasılsa, şanlıyım ki, şirket benim için bir çit (koruyucu bariyer anlamında) oldu. Empati kurmak gibi bir eğilimim var. Bu benim hayal ettiğim bir şey bile olsa, çok fazla kendimi kaptırıyorum. Öyle ki; gerçekleşmemiş şeyleri hayal ederek sinirlenebilecek kadar. Bu yüzden Dongwoo’ya karşı güçlü bir empati besliyorum.

Başkalarının duygularını paylaşmada çok iyi görünüyorsun.
-Kafamda bir hayal/görüntü oluşuyor. Bu yüzden bazen kafamda canlandırmam gerekmeyen şeyleri hayal ederek yoruluyorum.

Gerçek hayatta yorucu bir özellik fakat bir aktör için güzel bir yetenek.
-Doğru. Bu yüzden bunu bir karakterin analizini yapmakla alakalı olduğunu düşünüyorum. Düşler ve hayal gücü şarkı yaparken de oldukça işe yarar. Bilirsiniz, arkadaşlar arasında “eğer” oyunu oynanır. Eğer piyangodan 1 milyon kazansan ne yapardın?; birinin belirli şartlar dahilinde sana 1 milyon verdiğinin hayal edildiği bir oyun. Bunun gibi çocukça oyunlarda bile ciddiyimdir.

image

Aynı yaşta üç genç başröl: Lee Junho, Kim Woobin, Kang Haneul. Bu üç erkek bir araya geldiğinde neler oluyor.
-Her şeyi kelime kelime açıklama ihtiyacı duymadan anlaşabiliyoruz, birbirimizin bakışını görmek yetiyor. Erkekler arasında rahatız.

Peki ya karakterleriniz?
-Woobin ciddidir, fakat espirilidir de. Üstelik model olmak için Seul’e geldiğinde oldukça zor zamanlar geçirmiş. Karakterlerimiz ve yaşadıklarımız birbirine oldukça benzer. Öyle görünüyor ki kafa dengi bir arkadaş edinmiş oldum ve bundan dolayı mutluyum. Haneul çok iyimserdir. En başından beri o kadar neşeliydi ki ilk başta numara yapıyor olabileceğini düşündüm. Surat astığını veya ofladığını hiç görmedim, her zaman gülerdi. Fakat bu Haneul’un gerçek hali. İnsanların onu övmesinin bir sebebi var. O kendisinden birçok şey öğrendiğim bir arkadaşım.

Yani bu filmden kazandığın şey insanlar mı?
İyi bir film, yönetmen ve uzun vadeli iki arkadaşlık.

İlk filmin “Cold Eyes” senin için beklenmedik derecede iyi sonuçlandı.
Bütün film boyunca toplam süreyi göz önüne alırsak sadece 7 dakika gözüktüm, fakat “Sincap” rolü hafızada yer edecek kadar etki bırakmış gibi görünüyor. İlk kez bir film için seçmelere katılışımdı. Tamamen tesadüf ve iyi şanstı. O zamanlar, yönetmenler; Jo Ui-seok ve Kim Byung-seo “tekdüze ve itibarlı” bir yüze sahip olduğumu söylediler. Öyle ki yüzümün “ona giydirdiğim şeye” göre değişiklik göstereceğini söylediler. Onlara çok minnettardım.

image

Bu binlerce yüzün olduğu anlamına mı geliyor?
-Eğer iyi anlamda düşünürseniz. Veya bu özgünlük olmadığı anlamına da gelebilir, fakat yeni bir şey olduğu için bunu sevdiklerini söylediler. İyi hissettim çünkü bunun benim çekiciliğim olabileceğini düşündüm. Övgü hakkında heyecana kapılmaktan ziyade bu beni daha iyisini yapmam için teşvik etti.

Bu zamana kadar kıdemlerin arasındaydın, şu anda yaşıtlarınla oyunculuk yapmak farklı hissettiriyor mu?
-İçten içe daha baskın hissettiriyor. Bunun bana yüklenmiş olan sorumluluğun ağırlığından olduğunu düşünüyorum. Bütün her şeyin üçte birinin sorumluluğunu üstlenmek zorundayım.

Oyunculuk yapmak ilgi çekici mi?
-Oldukça. Film setinde olduğum zaman, o karaktere bürünüyorum. Başka nerede üniforma giyebilir, yarı zamanlı olarak bir markette çalışabilirim ki? Başka bir insanın hayatını yaşamayı deneyip, tecrübe etmek bence oldukça çekici. Bir şeyler hayal etmek benim alanım bu yüzden benim için daha da eğlenceli. Bazen film çekimlerinden sonra “daha sonra bunu denemeliydim” diye düşünerek üzüldüğüm oluyor. Bu senaryoyu yeterince analiz edememişim demek. Yorgan tekmeleyerek bu gerginliğin üstesinden geliyorum.

İdoller oyunculuğa soyunduklarında insanlar bunu daha derinlemesine inceliyor.
-Bu çok doğal. Biraz üzgün hissettiğim nokta ise bir aktör eğlence programlarında da yetenekli olabilir ve şarkı söylemede de iyi olabilir. Bu yüzden bizim başarılı olmamız gerektiği de aşikar. Bu sorumlu olmam gereken temel alan, idame etmek zorunda olduğum bir parçam. Bana küfredilse bile en önde ilerleme kaydedeceğim. Sitem ve azar; eğer bunlar haklı olarak söylenen sözlerse dinlemeniz gerekir. Anlamsız tepkiler ise, bunları süzgeçten geçirerek ayırabilirsiniz.

Bunu akla yerleştirmek o kadar da kolay değil.
– 8 yılımı aldı.

image
Eğer 8 yıldır bunun içindeysen, zaman hiddetli hislerin birçok kez gelip geçtiği sırada bile, bir şeylerin olduğu gibi kaldığı zaman demektir.
-Tamamen bununla ilgili “Misaeng” adlı bir dizi izledim. Şarkıcı olarak bir vekil yardımcısı olabilirim, fakat oyuncu olarak sadece bir çaylağım. Yine de, vekilliğe yükseldiğinde de teknikleri öğrenirsin. Hatta bölüm amiri herhangi bir şey söylemese de, zımbanın ne zaman kullanılacağını bilirsin, kahve içmek için doğru zamanı da. Biliyorsunuz ki 2PM birçok sıkıntı ve güçlük yaşadı. Çok çalışmaktan vücudumuz zarar gördü, herkesin bize odaklanışına tahammül ettik. Velhasıl, ünlüler kendilerini insanlara göstermekten hoşnut olurlar ve bunu arzularlar, öyle zamanlar oldu ki ben de bunun için can attım. Kendimi göstermem için bir şansım olmasını diledim. Şu sıralar oldukça meşgulüm fakat her zaman böyle meşgul olmayı diliyorum.

Geriya baktığın zaman, 20’lerinde nasıldın?
-Çıkış yaptıktan hemen sonra tamamıyla serseme dönmüştüm. Sahnede akrobasi ve takla atmayı öğrendiğimiz zamanlardı.

Kendini düşünmek için zamanın olmadığını düşünüyorum.
-O zamanlar aklımı ve vücudumu programlarımıza adamıştım. Buna rağmen, gelecek hakkında çok düşünürdüm. Bir kez bu tarz düşüncelere kapıldığımda uyumadan önce ödül kazandığımızı hayal eder, eğer bir ödül gecesine gidersek ne söylemem gerektiği hakkında da düşünürdüm. Bir şeylerin yolunda gitmeyeceği hakkında kötü düşüncelere kapılırsam kendimi buna çok fazla kaptırıyorum, bu yüzden bu tarz düşünceleri en baştan yok ettim.

image

Er ya da geç rüyalar gerçek olur.
-Gerçekten her şey dilediğin şekilde gerçekleşiyor gibi. Ne istediğini düşündüğünde ve dileğin havada kaybolduğunda, bir şey yakalamış gibi hissedersin. İlk başta dış hatları belli belirsiz parıldar ve sonra birden gerçeğe dönüşür.

Başarılı insanların sırrı bu mudur?
-Bu bilemeyeceğim bir şey.

Oysa ki bu bariz bir zihin kontrol methodu.
-İyimserlikle alakalı bir şey olabilir, fakat nasıl bakarsan bak, bu tarz bir şey ayrıca sana fazlasıyla engel olur. Birden nasıl bir varlık veya rütbe için çabaladığını merak etmeye başlarsın. Vücudun yorulunca, dayanamayacağım diye söylenmeye başlarsın. Ayrıca tek eğlenmeyenin sen olduğunu düşündüğün zamanlar da olur ve bunun yaşamak olmadığını hissedip huzursuz olursun. Ve bu senin çok fazla istediğin hayalindir.

Çünkü sen insansın.
-Aynen. Bu seni avutuyor. Henüz hayatımdan tamamıyla tatmin olduğum söylenmez. Bu kulağa tatsız gelebilir fakat belki de bu kafamdaki standartın ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Ne derece yüksekte olduğunu göstermek adına, Scarlett Johansson’ın benim ideal tipim olduğunu söyleyeceğim.

Yani 20’lerine geri dönmen için sana bir bilet verilse kabul etmezsin?
-Kesinlikle geri dönmek istemem. Çünkü o zamanlar orada olduğum için şu an buradayım.

Yüksek standartlı Lee Junho’nun şuanki hayali nedir?
-Buzluktaki fıstıklı dondurmamı almak ve yalayıp yutmak istiyorum. Bu tarz ufak mutlulukları gerçekten severim.

Eng-TR: kubbys  Düzenleme: cessy0412 @ 2PMTurkishfans

Kor-Eng: Egle0702 @ 2pmalways

Kaynak göstermeden kesinlikle alıntı yapmayınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s